27/6/2008 · Kategori: siir

Gelişine vuracaksın hayata
ve üst köşeden kaleciyi yatırmacasına
işte birinci golü attın
ama hep kural dışı sayılacak senin gollerin
kuralları ezbere bileceksin
sürekli yan hakemin bayrağı havaya kalkacak
hatalısın
kendi kalene de gol yemeyeceksin
veya kendi kalene gol atmayacaksın
en iyisi hayatla maç yapmayacaksın
çünkü hep o galip gelecek
maça üç sıfır yenilgi ile başlamışsan eğer
aldırma be ahretlik
bu günler de çabuk geçer.

M.Akif Tiryaki

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

23/11/2007 ·

Yelken Mevsimi

Her yaprak bir bayrak olmuş
yelkenler fora
kıyıya vuran dalgalar sesli
mandalina mevsimi

Ekimden bahsediyorum belli
zürafası zemherisi
kulak çatlatan soğukların gelme zamanı
içimdeki kış uykusunu uyandıran
sonbahar sevgisi

Ağustos sonu eylül ekim aralık
en zor mevsim
bir gün serin bir gün sıcak bir gün ılık
kara kışa hazırlık

Yelken mevsimi gelmiş
en güzeli
denizle rüzgarla yağmurla barışık
sahilde yürüyorum
saçlarım karmakarışık
 

Mehmet Akif Tiryaki

Yorum (2) Yorum yaz!

23/11/2007 ·

Yorum (yok) Yorum yaz!

23/11/2007 ·


Bir günde dört mevsimin yaşandığı
büyüleyici güzellikleriyle
bu liman kentinde
dalgaları ıslatan yağmur damlaları
martı çığlıkları ve
ıslık çalan rüzgar

Yağmur ıslağı kaldırımda
bir anne yürüyor çocuğu ile

Çocuk afacan çocuk meraklı
çocuk yerinde duramıyor deniz gibi
anne sığınılacak bir limana benziyor
rüzgar onları takip eden kaderleri

Hüzün yağmur olmuş
yağıyor üzerlerine
izleri
yıllar sonra kat kat çizgi çizgi yüzlerinde belirecek
adı; “kader çizgileri”


 

Mehmet Akif Tiryaki

Yorum (3) Yorum yaz!

27/6/2007 ·

Yorum (1) Yorum yaz!

27/6/2007 ·

ikindi Sonrası Dinlencesi-2

Sıcak bir yaz ikindi sonrası
denizin üstünde ip atlayan rüzgara inat
oturmuşum iskelenin başına
bir elimde sıcak bölünmüş ekmek
bir elimde çatal ucunda kavun
sıcak o da inadına

Bir şeyler eksik olacak ya hayatta
soğuk olsaydı olmazdı
ama beyaz peynir yanında
duruyor iskele sallanmadan deniz gibi
ben oturuyorum iskelede
bir elimde sıcak ekmek bir elimde çatal
ucunda kavun

Yanımdaki amatör balıkçı
bir istavrit yakalıyor misinanın ucunda
ben iskelenin ucundayım
peynir ise çatalımın ucunda
dayamışım sırtımı direğe
deniz oynaşa dursun altımda

Hiç bir şey umurumda değil hiç bir şey umurumda
ne pişmemiş istavrit ne de sıcak kavun
dayamışım sırtımı direğe
şapkam başımda yorgunum
Ben bu yaz sıcaklarının ikindilerine vurgunum

İşte bitti şiir aslında ama
alkış geldi bir yerden kulağıma
uzatıyorum sıkı durun
benden size alın iki kıta daha

On iki metre fiber tekne karşımdan yüzüyor
dokunmayın manzarama
lastik ayakkabılarım kot pantolonum ve
kızımın babalar gününde aldığı
giymeden yakasını kestiğim
tişörtüm ve şapkamla
atladım bile denize haydi darısı size
sezonu yukarıdaki istavritin kardeşi ile açtım
göz göze geldim onunla selamlaştım
ablasını sordu bana nerde diye
dedim; '-Sen de git onunla '
Atla biraz sonra gelen oltanın çengeline
yüzeceğim senin gibi denizde
macera arıyorum kendime
ve böylece elveda dedim balık etli güzele

Yüzüyorum istavrit ile tanıştığım soğuk denizde
sıcak kavunlar da yüzüyor midemde
bir yaz ikindi sonrası da böyle geçti
balıklar ile arkadaş olduğum
bu güzel kasabada bu güzel iklimde.
 

Mehmet Akif Tiryaki

 

<****** name="bakiniz_nedir" src="http://nedir.antoloji.com/promotion/AC/terim_siir.asp?siir=761740" marginwidth="0" marginheight="0" border="0" hspace="0" vspace="0" noborder="" target="_top" frameborder="0" height="16" scrolling="no" width="100%">

Yorum (yok) Yorum yaz!

27/6/2007 ·

Yorum (yok) Yorum yaz!

27/6/2007 ·


İstavrit tohumları ekilirken denize
benim hiç katkım olmadı inanın ki bu ekim muhabbetine
yağmurlu bir gün sahilde
çaparı salladım denize
ucundaki kurşun döne döne
gitti cup diye atladı avının üstüne
sağ elimde misina sol omzuma doğru gitti geldi gitti geldi
misina elimin altında balık gibi çapaladı ve ağırlaştı
elimi hafif gevşek bıraksam denizin derinliklerine gidecekti
parmaklarım huysuzlaştı
çekmeye başlamanın zamanı geldi
nasip ne kadarsa
kısmetime razıyım Allah ne verdiyse
o /bir
oo /iki
ooo /üç
oooo /dört
ooooo /beş
Derya kuzusu bunlar
beş tane iri istavrit oynuyor başları havada
topla şunları arkadaşım bakmasana
su doldur kovaya
acele et
balıkları hemen oltanın iğnelerinden çıkart
kovaya bırak onları gezsinler suyun içinde bir müddet
yağmur dışarıda atıştırsın
istavritler denizde
yağmurluğumun kapüşonunu başıma geçirdim
keyfim o biçim heyecan var içimde.
 

Mehmet Akif Tiryaki

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::